Çarşamba, Kasım 02, 2011

Yine paylaşılamayan insan oldum!!! Aman ne mutlu bana.

Akşamüzeri arkadaşım aradı. İşle ilgili bir iki şey söyledikten sonra başladı söylenmeye. Haaa önce haftasonu gidip gitmediğimi sordu.

Hay nerden bulaştıysam ben bu işe. Başlangıçta az kişiydik. Birbirimizi arıyorduk kararlaştırıyorduk bir gün, yer ve saat buluşuyorduk. Ancaaaak yıllar içinde herkes evlenmeye başlayıp, yanında yeni arkadaşlar getirip de grup 15 kişiye çıkınca bu işi yapmak zorlaştı. Sürekli sanki bu işlerden çok anlıyormuşum gibi organizasyon işleri de bana kaldı bir de Berna'ya. 15 kişi neredeyse. Hepsinin işi-gücü, ailesi, arkadaşı var. Doğal olarak bir türlü denk gelmiyor. Görüşme aralığı arttıkça artıyor. Rutine bindirelim dedik. Bu sefer paralı gün olsun dendi. Tamam nasıl olsa hemen her ay toplanıyoruz dedik. Baktık hala organizasyon bizim üzerimizde bu sefer gün sahibi yapsın organizasyonu dedik. Bunun için de bir facebook grubu kurduk ama hala kimsenin aldırdığı yok. Bu sefer bu gerginlik yetmiyormuş gibi bir de gün parası gerginliği çıktı. Yok o geldi. yok bu gidilen yeri pahalı buldu. Ama doğrudan söyleyen yok. Olsa ona göre bir çözüm bulunacak. Bir süre de böyle debelendik. Güya arkadaşlar buluşup güzel vakit geçireceğiz. Gerçi vakit güzel geçmesine geçiyor da bir süre sonra o kalabalıkta insanın kafası tutuyor. Eve başağrısıyla gelmeye başladım. Bu da önemli değil diyelim. Bir de buluşma sonrası dedikodu faslı başlamaz mı? Başlangıçta "aaa ne güzeldi di mi. Çok eğlendim. Filancayla da hiç konuşamadım. Sen yanındaydın. Nasılmış" şeklinde geçen bu konuşmalar zamanla "Amaaan şey de iyice abarttı. Aaaaa gördün mü ne giymiş? İyice sapıttılar artık!!!" şekline dönmeye başladı. Bu sıkıntılı durum yetmezmiş gibi bu sefer de çiftler arasında gerginlik başlamaz mı!!! Buyrun buradan yakın!! "Yok o onu aramamış. Ama onlara hiç gitmemişiz. Yok diğerlerine daha mı çabuk gidilmiş" Sanki birşey olacak!! Kardeşim gitsin gitmek isteyen gitmek istediği yere. Niye sürü gibi yapmak zorundayız herşeyi. Bunun da içinden sıyrılmayı başardığımı düşünüyordum kiiiiiii...

Akşamüzeri gelen telefonla sarsıldım. Haftasonu olan toplantıya gidip gitmediğimi öğrendikten sonra başladı söylenmeye. Yok ben onu hiç aramıyormuşum da, sadece işim düşünce arıyormuşum da... Bir süre devam etti ve kapatıyorum telefonu dediği anda artık şoka girmiş bir halde "XX sen ciddi misin" diyiverdim. Sesimi duyunca dayanamadı çevirdi lafı. Biliyorum sever beni. Ben de severim onu. "Yok hayatım olur mu öyle şey" diye ve espriye vurdu. Bayramdan sonra da ayrıca görüşmeye karar verdik. Ama bu kadar da olmaz ki. Diğerleriyle daha yakın olduğumu düşündü herhalde.

Kaç yaşına geldik artık. Hepinizi ayrı ayrı seviyorum. Hepinizin bende ayrı bir yeri var. Hiçbirinizi kaybetmek istemiyorum. Amaaaa benim de sabrım bir yere kadar. Beni sürekli sağa sola çekmeye çalışmayın. Ben ortada mutluyum. Şu gün meselesi bitsin ben ayrı ayrı görüşeceğim hepsiyle.

Hiç yorum yok: