Hayat ne olur sanki bir sefer de beni şaşırtsan ve her şey normal akışında olsa, benim kafamda soru işaretleri ve farklı farklı seçenekler olmasa. Ne olur sanki bir sefer her şey net olabilse.
Son günlerde kendimi aslında sandığım kadar iyi tanımadığımı farkettim. Bir hayalin peşindeyken bir başka hayalin rüzgarına kapıldım gittim. İşin kötü yanı da bunu fazla kimseyle paylaşamıyor olmam.
Hayatım boyunca istemediğim kadar çok çocuk özlemiyle kavrulmaya başladım. Bunda tabii son sevgilimin "Ben çocuk istiyorum." diyip çekip gitmesi de mi etkili oldu bilemiyorum. Doktora mı gitsem, sonuçta tıp çok gelişti ile başlayan süreç, evlat edinme prosedürlerini araştırmayla devam etti. Tüm bunlar olurken tuhaf bir şekilde sürekli karşıma evlat edinilmiş çocuklar, evlat edinmiş aileler ve de bunlarla ilgili filmler, diziler vs. çıkmaya başladı karşıma. Evrenin tuhaf bir mesajı mı yoksa algıda seçicilik mi bilmiyorum ama her seferinde göz yaşlarına boğulmuş buluyorum kendimi. Bitmek bilmeyen ağlama isteği.
Tüm bunlar olurken çok uzaklardan hayatıma sızmaya çalışan bir adam, dünya tatlısı kızıyla birlikte çıkageldi. O gece mutluluktan nasıl uyuyacağımı bilemedim. İkisinin fotoğraflarında kıza zoom yapıp fotoğrafı seyrederek uykuya daldım. Ertesi gün sersem gibiydim. Mutluluk sarhoşluğuydu bence ama insanlar yorgunum sandı. Bulutların üzerinde geçen bir gün. Benim bir kızım olacaktı. Aile oluyorduk biz.
Akşamına bunu yaklaşık bir yıldır çok hoşlandığım ama arkadaşım olan adama anlattım. Bunu neden yaptığımı hala çözebilmiş değilim. Sonunda etkisinin geçtiğini düşündüm herhalde. Gaflet anı diyelim. Uzun zamandır olmadığı kadar içtenlikle konuştuk. Ve kapalı kutu arkadaş hayatla, inançla ilgili düşüncelerini anlatıverdi. Hemen her zaman olduğu gibi (bu sefer daha da çok) kendi kendimle konuşuyor gibi oldum. Karşımda hoşlandığım, aşık olduğum adamın kılığına girmiş bir ben vardı. Öldürücü darbe "Mucizelere inanır mısın" oldu. Yıllardır durum güncellemem olan "mucizelere inanıyorum"u bilmeden. Telefonumu açıp gösterdim cevap vermek yerine. O an dese ki "boş ver o adamı, hadi kendi mucizemiz gerçekleşsin" cevap sürem iki saniye, o da duyduğuma emin olup olmamakla ilgili. Ama öyle olmadı. Yine sessizlik kısa bir süre.
Ayrıldıktan sonra ağlayarak eve geldim. Ama çocuğum olacaktı, ailem olacaktı. Ama mucizeler...
Olsun ben hala mucizelere inanıyorum...