İki küçük balıktık biz. Ben yıllarca tatlı suda yaşamış ve akıntıya karşı savaşmıştım, sen ise büyük denizlerde binlerce büyük balıkla sağ kalmaya çalışarak yaşamıştın. Bir gün benim gücüm tükendi, sen de başka denizler aramaya karar verdin. İşte o zaman nehrin denize kavuştuğu yerde, anaforlar içinde çarpıştık biz. Sen büyük denizlerin güzelliklerini anlattın bana, ben de sana akıntıya karşı savaş vermenin erdemini. Ben büyük denizlere gitmeyi istedim, sen ise akıntıya karşı savaşmayı. Ama ikimiz de biliyorduk bunu yapmaya kalkışırsak öleceğimizi. Anaforlar kuvvetlendi gittikçe. Bir süre daha destek olduk birbirimize ve ölümü göze alamadık. Ayrıldık. Şimdi ben hala akıntıya karşı debelenirken sen büyük denizlerde ne yapıyorsun? Çok yorulduğumda bazen kendimi bırakıp karşılaştığımız yere gidiyorum. Biliyorum sen de yapıyorsun bunu. Anaforların içinde kalıyorum. İki kulaç daha atsam geçeceğim denize ama yapamıyorum. Sen de gelemiyorsun.
Candaş'ım canımın yarısı. Geçmiş doğum günün kutlu olsun.