Pazar, Kasım 09, 2014

Yaşasın Saçmalamak! Yaşasın Hayat!


Sonunda evimde yazı yazma keyfini yaşayabileceğim. Kimbilir belki yıllardır kafamın içinde dönüp duran, olmadık zamanlarda zihnimi meşgul eden romanımı da yazarım. Birkaç ay önce yaşadığım elektrik ve dijital faciadan sonra neredeyse herşeyi yoluna koydum. Artık yeni bir bilgisayarım ve kendime ayırabildiğim bir sürü zaman var. Ancak yazma hevesim biryerlerde kaybolmuş sanki. Birazdan çıkıp gelir mi acaba. Gelir gelir, dayanamaz az sonra çıkar gelir.

Son zamanlarda üstüste biraz fazla sarsıldım sanırım. Ama olanları anlatacak değilim. Anlatıp anlatıp yeniden yaşamanın, tazelemenin hiç anlamı yok bence. Hayat işte. Bugün varsın, yarın? Kimse bilmiyor. Bundan sonra hırslara kapılmayacağım. Her anın tadını çıkaracağım. Çünkü daha ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum. Ve artık acılarımdan, geçmişteki kötü günlerden, gelecekteki hayali mutlu günlerden beslenmeyeceğim.

Bugün İzmir'deki hayatımdan kaçıyorum. Zonguldak'tayım ruhen ve bedenen. Ender zamanlardan biri bunu başarabildiğim. Belki de şu "an"ı yaşama saçmalığındandır. Bunca yıllık alışkanlıkların bu kadar kısa zamanda yokolmasını başka türlü açıklayamıyorum. Ya da grip oluyor da olabilirim.

Zor bir günün ardından da böyle bir yol seçmiş olabilirim. Öyle bile olsa çok cesurca bir davranış bence. Hatta sadece romanımı bile düşünebilirim. Ya da son derece bohem bir yaşam tarzına sahip olabilirim. Zaten sanırım buraya göre bohem sayılabilir yaşadıklarım. Hımmmm aslında çok da kötü değil. Yalnızca şu çalışma olayı işi bozuyor sanırım. Burada bulunma nedenim. Gelmeden önce ve ilk zamanlarda düşündüğüm gibi belki de buraya geliş nedenim hayatım boyunca yarım bıraktığım işleri bitirmektir. Mesela doktora tezim, mesela romanım. Ya da yıllardır yapmayı ertelediğim şeyler olabilir. Gitar çalmak, dans etmek ya da Ebru yapmak. Şaka gibi biliyorum ama şimdi bunların hepsini yapıyorum roman ve tez dışında. Onun için de bilgisayar gerekiyordu. Belki roman için şart değildi ama tez için şarttı. Zaten ne zaman tez yazsam anlatımım bozuluyor diye yazı ya da roman yazmaya kalkışıyorum. Acaba bir yerlerde yanlışlık yapıyor olabilir miyim! Gerçi hangi yanlış, kime göre yanlış. Ben istersem herşeyi yapabilecek güçteyim. Bakalım bu sefer nereye kadar dayanacağım. Hem huzursuz ve mutsuz olmak için bir neden yok. Herşey yolunda. Kontrolüm altında olmayan şeylere kafa yormayacağım artık. Çok yıpranmışım çünkü. Sabrım kalmamış. Şu andan itibaren herşeyi akışına bırakıyorum. Ve hatta deli gibi de yazmaya başlıyorum. Bu gece saçmalama hakkımı kullanıyorum. Hem de sonuna kadar. Yaşasın saçmalamak! Yaşasın hayat!

Hiç yorum yok: