Pazar, Eylül 26, 2010

eveeeeet işte ilk 36 saat

Sanırım sonunda başardım. Şu anda 36 saat sendromunu atlattım sanırım. Pekii bunu nasıl başardım? Şöyle ki :) evde sigara yok ve babam evde :))))) Yani sanmıyorum bunun çok da irademle ilgili olduğunu. Gerçi sabah çıktığımda alıp içebilirdim. Ama sabah sabah (Hiç yataktan kalkıp içmişliğim yok ya!!!). Amaaaan zaten neyse ne!!! Sonuç önemli şu anda. Bu konuyu Ozan'a mı sorsam bir daha. adam kaç defa anlatacak nasıl bıraktığını. Bi de yeniden başladım derse s..tım!! Tuhaf bir gündü zaten. Tuhaf başladı umarım çok da tuhaf bitmez. Kalktığımda babam kahvaltısını edeli epey olmuştu. Nefret ediyorum kahvaltıdan. Aslında yalnız kahvaltı etmekten nefret ediyorum sanırım. Midem hafif bulanıyordu. Canım hiç birşey istemedi. Tarçinlı çeyrek elma yedim. Zayıflayacağım ya. İçim sıkıldı iyice dışarı çıktım ama nereye gittiğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Güneşli ılık güzel bir gündü. Fırına doğru giderken (oraya gidince nasıl olsa canım birşey çekerdi. İlaçlarımı içmem için birşeyler yemem gerekiyor) aklıma geldi bugün pazar kuruluyor diye ve başka tarafa sapıp pazara gittim. Çok anlamlı bir pazar alışverişi oldu. 4 demet maydanoz, 2 demet roka, 2 demet dereotu, kabak ve dolmalık biber. Canım sigara istiyordu ama nasılsa gün içinde çok istersem iner alırım dedim. Neyse ki dönüşte günün en keyifli olayı gerçekleşti veeeeee çiçek ekmek gördüm bi fırında. Nedense çocukluğumu hatırlatır. Çiçek ekmek, beyaz peyner ve domates. Böylece kahvaltı derdini en uygun şekilde halletmiş oldum. Tam tez için bilgisayarın başına geçmiş 1-2 gezinmiş facebookta ve maillerimi kontrol etmiştim kiiiii birden bayılacak gibi oldum. Salona geçtim. Ter basmıştı. O güzelim hava nedense aşırı sıcak bir hale gelivermişti birdenbire. Şekerimi ölçtük normaldi ama ben normal değildim. Sendeleye sendeleye yatağıma gittim ve uyumuşum. Akşamüzeri kalktığımda tek sorun vardı karnım açtı :((((( O yemeği sipariş etmemeliydim. Çok fazlaydı. Neyse bi ara Cem'le yazıştım. Aydın'la tavla oynayacaklarmış. Offff bi özledim ki onları. Onları mı yoksa benim için tam tatil olmasa da tatilimsi günleri mi bilemedim. vs vs. Zaman geçti bi şekilde. Akşam mercimekli köfte yaptım ve babamla birlikte eczaneye gittik. Çok eğlenceliydi. Dönüşte yağmur başladı çünkü ben deniz kenarında biraz yürüyelim mi demiştim. Bunu babama ne zaman desem yağmura yakalanıyoruz. :))))

offff eve geldiğimizde yine açtım tabii. Anlamsız bir iki şey yedim. Offffff asıl sorun bu tez ne olacak. Bir türlü benimseyemedim. sanırım. Teslime az kaldı bende hala büyük bir çaba yok. Vazgeçmek için çok geç!!!!!

Hiç yorum yok: